01 Ekim 2009 20:09
Öfke her şeyden ve herkesten önce ona sahip olan kişiyi tüketen zararlı bir duygudur. Öfkeliysek hata yaparız, öfkeliysek çamlar deviririz. Pişmanlıklarımızın çoğu öfkeliyken ağzımızdan çıkanlar, öfkeliyken yapıp ettiklerimiz sebebiyledir.
Neden bazı insanlar tutarlı bir biçimde diğerlerinden daha öfkeli ve saldırgandırlar?
Psikoloji biliminin buna verdiği tek bir cevap yoktur. Hakikatin birkaç yüzünün olması gibi farklı bakış açılarının getirdiği farklı cevaplar vardır ki hepsi de meseleyi kısmen izah eder, akla yakınlaştırır. Zira hepimizin bildiği bir gerçektir ki aynı olay karşısında verdiğimiz tepkiler başlangıçta aynı gibi gözükse de bireysel farklılıklarımız verilen tepki üzerinde etkilidir. Örneğin evimizde aniden çıkan yangın evdeki herkesi panik ve dehşete sokarken, kimileri olay yerinden aniden uzaklaşmayı, kimileri donakalmayı kimileri de soğukkanlı davranıp yangına müdahale etmeyi seçebilir.
Herhangi bir saldırıdan tutuklanan insanların geçmişlerine bakıldığında genellikle çocukluk dönemlerinde giriştikleri kavgalara dayanan bir saldırganlık hikayesi görülür. İlkokul çağlarında sınıf arkadaşlarını itip kakan çocuklar ilerde ailelerine ve yakın çevrelerine kötü davranan, suç niteliği taşıyan birtakım saldırgan davranışlar gösteren yetişkinler olmaktadırlar.
Karşında gördüğün kendinsindir aslında Hz. Mevlanaya ait çok güzel bir sözdür. Karşımızda görüp öfkelendiğimiz aslında kendimiz isek bunu değiştirme şansımızın da olması gerekir. Yine kendimizden başlayarak. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hakkari News
04.08.2009
AŞK'ın hiçbir sıfata tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk.
Ya tam ortasındasındır, merkezinde,
Ya da dışındasındır, hasretinde.
Dizeleriyle başlıyor "AŞK" kitabı, aşk'ın kitabı. "AŞK”I konuşacağız bir
dizi yazı boyunca. İlk önce kitabın elime geçiş hikâyesini ve bu ilginç denk
gelmeyi anlatmak istiyorum. Hayatta tesadüflere inanmadığımı defalarca
Paylaştım ve belki defalarca daha paylaşacağım sizlerle.
|
|
Devamını oku...
|
|
EKSİK SATIRLAR
Hakkari Haber TV
28/7/2009
Merhaba derken güne, sizlerle buluşmaya da merhaba olsun efendim.
Hakkari’ de yaşadığım pek çok ilkten birini daha sizlerle yaşıyorum.

Uz. Dr. Dilek-Yeşilbaş İlk kez psikiyatri alanında birkaç satır karalıyorum ve bunu da sizlerle paylaşmaktan hoşnudum. Balkonumdayım, kulağımda sevdiğim bir müzik ve gün yeni ağarıyor. Evet, bu sayfada sizlerle psikiyatri konuşacağız, birbirimizle satırlar üzerinden anlaşmaya çalışacağız. Genel olarak merak edilen konular, sorulan sorular var, aslında sorulanlardan fazla sorulamayanların merakı var biliyorum. Nerden mi biliyorum? Sizlerden öğrendim.
|
|
Devamını oku...
|
Serdar'ın içi gülen gözleri...
Hakkari News
11.07.2009
Geçen Çarşamba günü bir sebepten tenis kortunda Fatih Hoca ve talebeleri ile beraberdik. Bir çift göz vardı orada. Size bu yazıyı yazma sebebim. O gün bu gündür gözümün önünden gitmeyen, onun için ne yapmalıyım dedirten, bir çift içi gülen kara göz. O gözleri hep gülmeli, elinde raket tenis oynamalı, gül kokan minik elleri topa vurmalı, top gönlünden kopmalı, karşıya gitmeli.
|
|
Devamını oku...
|
|

Hakkari News
08.07.2009
Başlarken
Ne zamandır düşündüğüm yazı yazma işine girişmek, Hakkari'de nasip olacakmış meğer. O kadar çok ilki yaşadım ki Hakkari'de. İlk kez kayak yaptım mesela, ilk kez tenis oynadım, ilk kez şemmame oynadım. Ben bunları yaptıkça ve arkadaşlarıma anlattıkça inanamadılar. “Sen Hakkari’de olduğuna emin misin!” dediler hatta.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|