Baran Yetenek Avcıları Derneği ile Anadolu Spor Akademisi'nin hiçbir ortaklığı yoktur!
<<  Ocak 2010  >>
 Pz  Sa  Ç  Pr  Cu  Ct  Pz 
      1  2  3
  4  5  6  7  8  910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Etkinliklerimiz



Kimler Çevrimiçi

Şu anda 1 konuk çevrimiçi

statistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 15106
ÖFKE İLE KALKAN ZARARLA OTURUR
01 Ekim 2009 20:09

Öfke her şeyden ve herkesten önce ona sahip olan kişiyi tüketen zararlı bir duygudur. Öfkeliysek hata yaparız, öfkeliysek çamlar deviririz. Pişmanlıklarımızın çoğu öfkeliyken ağzımızdan çıkanlar, öfkeliyken yapıp ettiklerimiz sebebiyledir. Neden bazı insanlar tutarlı bir biçimde diğerlerinden daha öfkeli ve saldırgandırlar?

Dilek YeşilbaşPsikoloji biliminin buna verdiği tek bir cevap yoktur. Hakikatin birkaç yüzünün olması gibi farklı bakış açılarının getirdiği farklı cevaplar vardır ki hepsi de meseleyi kısmen izah eder, akla yakınlaştırır. Zira hepimizin bildiği bir gerçektir ki aynı olay karşısında verdiğimiz tepkiler başlangıçta aynı gibi gözükse de bireysel farklılıklarımız verilen tepki üzerinde etkilidir. Örneğin evimizde aniden çıkan yangın evdeki herkesi panik ve dehşete sokarken, kimileri olay yerinden aniden uzaklaşmayı, kimileri donakalmayı kimileri de soğukkanlı davranıp yangına müdahale etmeyi seçebilir. Herhangi bir saldırıdan tutuklanan insanların geçmişlerine bakıldığında genellikle çocukluk dönemlerinde giriştikleri kavgalara dayanan bir saldırganlık hikayesi görülür. İlkokul çağlarında sınıf arkadaşlarını itip kakan çocuklar ilerde ailelerine ve yakın çevrelerine kötü davranan, suç niteliği taşıyan birtakım saldırgan davranışlar gösteren yetişkinler olmaktadırlar. “Karşında gördüğün kendinsindir aslında” Hz. Mevlana’ya ait çok güzel bir sözdür. Karşımızda görüp öfkelendiğimiz aslında kendimiz isek bunu değiştirme şansımızın da olması gerekir. Yine kendimizden başlayarak. Kişiliğimizin tutarlı ve değişmez bir parçası gibi gördüğümüz saldırgan ve öfkeli davranışları değiştirmek için sebeplerimizin olması gerekir öncelikle. “Öfkeyle kalkan zararla oturur”, “Öfkeliysen sus” gibi birçok doğru önerme zihnimizde dolaşırken, öfkeliyken ortaya koyduğumuz her tepkiden neredeyse pişman olan biz iken, öfkeli anlarımızın öfkeliyken sarf ettiğimiz sözlerin telafisi için sonradan çok fazlaca enerji harcıyorken bu davranışımızı değiştirmek için fazlasıyla sebebimiz var demektir. Dahası davranışlar öğrenilebilir. Evde çocuğumuz ne yapıyorsa bizden gördüğü içindir. Anne karnında ne kavgayı öğreniriz ne de kavga edebileceğimiz birisi vardır. İnsan potansiyel olarak pek çok erdemle, iyilikle donatılmıştır. Fakat bunların hangi istikamette gelişeceği çevresel faktörler ve bireysel tercihlerimize göre değişebilir. Saldırgan çocuklar sıklıkla, temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı ailelerden çıkar. Doğal büyüme sürecinde uygun koşullarda yetişenlerin mutlu ve şiddete başvurmayan kişiler olması beklenir. Bu süreci bozan durumlarda şiddet davranışı ortaya çıkabilir.

Bir diğer görüşe göre de saldırgan davranış insanların bilgiyi nasıl işledikleri, nasıl yorumladıkları ile ilgilidir. Sık sık şiddet gören veya bu tür olaylara sık tanık olan, temel gereksinimlerinin karşılanmadığı, destek alabileceği bir aile ortamında yaşamamış kişilerin ileride saldırgan olmaları, şiddet görmeleri ve göstermeleri neredeyse kaçınılmaz bir sonuç gibi karşımıza çıkmaktadır. İnsan zeki ve öğrenebilen bir varlıktır. Kısmen de olsa, başına gelen durumlara hakim olabilme yetisine sahip tek varlıktır. Bilinci ve şuuruyla kendisi için zararlı ve yararlı olanı ayırt edebilir. Dolayısıyla insanın değiştirmesi gerekiyorsa kendisinden başkası da yapamayacaktır.

Öfke benim için zararlıysa bunu değiştirmeliyim. Çocuklarımın geleceği için de bunun böyle olması gerekir diyerek ise başlayacak olan da yine kendisidir. Değişimler sancılıdır. Sosyal değişimler, toplumsal dönüşümler uzun zaman alır. Fakat bir yerden başlamak gerekir. Her toplumsal değişim de önce bireyden başlar.

Nasıl başlayacağız diyorsanız affedeceksiniz derim. Kendinizi, insanı, komşunuzu, çocuğunuzu, eşinizi affedeceksiniz. Bunu onlar için değil herkesten önce kendiniz için yapacaksınız Öfke ve kin insana yüktür. Taşınması çok ağır bir yük. İnsan ömrünün kısalığında böylesi bir yük taşımak hiç akıllıca gelmediği için kin tutmak hiç bana göre olmadı. Naçizane tavsiyem odur ki affedin gitsin. Önce kendinizi! Kolay gelsin.